TUHAF

Günler, hatta aylardır bir şey oluyor beynime, gelecek siliniyor;
-Hocam ,önümüzde ki haftaya şu etkinliği planlayalım mı?
Bakışlarından anlıyorum cevap vermem gerektiğini,
-oturur musun?
diyorum zaman kazanmak için, beynim adapte değil , geleceğin olmadığına inandırıyor beni.
-su getireyim mi ?
-yok yok iyiyim daldım biraz.
Cevabı veriyorum vermesine de, nedir bu geleceğin silindiği anlar?
Bu günlerde “Tuhaf Bir Kadın” romanını okuyorum herkes bir tuhaf geliyor gözüme;
Herkes tuhaf ben daha tuhafmışım gibi.
Rahmetli haklıymış;
-“okuyup ta başımıza alim mi olacaksın” derdi, alim olmadım ama tuhaf oldum besbelli, okuduğum kitaplardaki insanlar yaşamışlar ve tamamlamışlar hikayeyi, ya ben Dante gibi tam ortasında kalakaldım ömrümün.
“Ağıtçı Kadın “ geliyor her gece ,başkalarının yasını tutmaktan kendi yasını duymayan.. Gözünün önünde kendi ölüm döşeğinde kendini tanımayan..
Düşün diyor zamansızlığım,
İki yüz yirmi milyar insan yaşadı ve gitti dünyadan,
-topla mutlulukları, çıkar acıları, ne kaldı geriye?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir