Sınırsızlık Zamanı

“Artık soru sormak hiç aklıma gelmiyor. Öyle ki yaşanmışlıklarımız kendiliğinden konuya giriyor. Yaşanmışlıklarımızın, paylaşımlarımızın sınırsızlık zamanı..”
Okuduğunda içine bir ok saplandığını hissetti, batan ama acıtmayan.. Neden bu kadar çok etkilemişti Sınırsızlık Zamanı… Sınırları olduğu için mi, kimsenin görmediği sınırsızlıkları için mi?
Bunca yılın sınırsızca yaşanılanlarını düşündü? Var mıydı? “Yok canım olmalı, hatırlamıyorsun” Zorladı kendini.
Sınırsızca gülmek mesela? Hadi hatırla en son çocukluğundaki sabah giden Sarı Kızın ardından bir daha deneyebilmiş miydi sınırsızca gülmeyi?

Sınırsızca gezmek?Parayı düşünmeden harcamak?, En sevdiği kitapları almak?,
Kilo alacak mıyım diye düşünmeden istediği kadar yiyebilmek?,
Sınırsızca sevebilmek ya da sevilmek?, Büyütmek çocuklarını sınırsızca?,Alıp başını gitmek?

Beyninde deli sorular, durdu.. Sınırlarını adından daha iyi bildiğini hatırladı. İlk sınırlar misafir geldiğinde kapının eşiğine oturmakla başlamıştı, içini göstermeyen kıyafetler giymekle yükselişe geçmiş, erkeklerle konuşulmaması, eli eline değmemesi ile doruğa ulaşmıştı bile.
Nereden bilirdi sınırların çocuklukta kalmayacağını..İçinden akan bir damla gözyaşıyla ıslandı sırılsıklam..
İnsan bilmediğini yaşar mı?Ya yaşadıkları?Nereye koyacağını bilemedi?
Sevmişti sınırsızlığı, iliklerine kadar hissetti okuduğunda ..
Şimdi sınırsızca geri dönebilir miydi?

2 thoughts on “Sınırsızlık Zamanı”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir