RÜYA

Üç gündür üst üste gördüğüm rüyalardan korkar oldum, gecenin bir yarısı nefes nefese uyanıp, rüya olduğuna sevinip boğazımın kurumasını rahatlatmak için mutfaktan içtiğim bir bardak su sanki mideme değil kalbime gitti. O kadar hızlı atıyordu ki sussun istedim.
Üç günde üç sevdiğimdi rüyama gelenler ..bilinçaltım ne söylüyor diye uykuya dalamadım. Tanrım nasıl bu kadar gerçekmiş gibi olabiliyordu ? Bir projeksiyonun aydınlattığı gibi açık ve net.
Kahvaltı yaparken boğazımdan geçmekte zorlandı yemeye çalıştıklarım.. Asıl önemlisi beynime format atılmış gibi rüya dışında bir şey düşünemez olmuştum. ”Bu gece yine görecek miyim?”
İşe geldim puslu bir hava ruhumu aratmayan.. İnce ince süzülüyor yağmur. Normalde yağmur duygulandırır ama içimde yaprak kımıldamıyor.
Çok mu okudum diye düşündüm bu günlerde; okuduklarım yavaş yavaş benliğimi mi ele geçiriyor. Senaryoyu aratmıyor rüyalarım. Yoksa yazmam için yön mü gösteriyorlar?
Önceki gece kaybolan arkadaşımı bulmak için nefesim kesile kadar bağırırken bisikletle çıkagelen uçurumun kenarında durdurduğum an mesela, oysa arkadaşım bisiklete binmeyi bilmez ki!..
Macera aksiyon mu yazmalıyım? Ne söylüyor rüyalarım bana?
İlk Annem geldi hiç gitmemiş gibi.. Bahçemiz yemyeşil, Kendi kendine büyüyen sedir ağacını göremedim bir tek. Fasulyeler, kabaklar oradaydılar.. Kızıla çalan demirlerden üşümesinler diye sera yapıyorduk, Doğanhisar’ın karına dayanır mı diye düşünmeden.. İçime dolan huzur uyanınca kaygıya dönüştü.. Yoksa hepsi özlemden miydi?
Yazmadıklarımı mı yazmalıydım? , son yılında İbiş ağaların gelinlerine olanları unutamayıp defalarca anlatmasını mı yazmalıyım?
Son rüya aksiyon filmlerini aratmayacak hiç tahmin edemeyeceğin şokla sonlanması “hadi be” dedirten.. Film çekiliyor gibi projeksiyonlar açık hala..
Çok okumaktan evet hiç böyle okumamıştım ,olsa olsa ondandır..
Karıştı işte düş ile gerçek..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir