KADIN

Yeşilin bin bir tonunun koynuna sardığı, nazlı nazlı aktığı ırmak değildi o gece. Ağaçlar fırtınaya direniyor, kırılanlar kaptırmış istemsizce süzülüyor denize doğru..
Günlerdir, hatta aylardır çöl sıcaklarına dayanmıştı Kadın yavrusunu kaybetmemek için, o çok sevdiği saçlarından bile vazgeçmişti. Çocukken erkek berberi olan amcasının saçlarını kestiğinde, makine ile favorilerini de kesip erkeğe dönüştüğünün travmasına aldırmadan.
Şimdi ise tek isteği serinlikti kavuran yaza direnebilmek için klimadan habersiz ..
Oysa hiç yaz olmamış gibi ayaz dışarısı, dayanmak istiyor Kadın sancıya gecenin bir vakti, ilk sancı geçti çok şükür, bitti sanırken kıvrandıran bir diğeri çaresiz uyandırdı eşini. Doktor on gün sonra sezeryan ile doğacağını söylemişti. Dokuz ay yatmıştı bebeği için ama bir keresinde evinin altında oturan komşuları ile biraz vakit geçirmek isterken merdivenden düşmüş ne kadar canı yanmış ve vicdan azabı çekmişti.
Şimdi geliyor muydu ?
Soğuk ayazdı o gece; sabaha doğru hasta hanenin demir ranzasına uzandı, çenesi soğuktan titrerken sıklaşan sancılarına nasıl dayanacaktı? Koştu eşi eve gidip elektrikli ısıtıcıyı getirdi. Soğuk direnmedi..
Açtığında gözlerini armuda benzeyen kafasını gördü kızının, oğluna sekiz gün sonra verebilmişti sütünü, kızının ilk gün almasına şükrederken” her şeyi tam mı” diye sayıkladı.
İçeriye giren hemşire ;
“Odayı boşaltıyorsunuz, hasta gelecek” diye seslendi, anlayamadı Kadın,
“Daha yeni doğdu, bir günlük” diyebildi. ”Ben bilmem diğer odaya geçiyorsunuz”
O gün ilk defa içinden çok isteyip te yapamadığı tek şeye süzüldü göz yaşları..
Kadın, erkek karışık hastaların yattığı odaya geçtiğinde eşine yalvardı sızlayan dikişlerine aldırmadan ; “götür beni evimize”
Gözlerinde sevgi ve çaresizliğin yansımasıyla ,kaçtılar hasta haneden..
Belli belirsiz bir ışık yansıdı gözlerini açtığında duyduğu sesle ;
Bir kadın ismiyle hitap ediyordu ,”şimdi sizi yan taraftaki sedyeye alıp odanıza götüreceğiz”
İsmini o kadar güzel söylemişti ki doğum hanenin dışında bekleyen eşine gülümsedi.
Otele benzeyen odasına aldıklarında yirmi bir yıl önce olmayı dilediği yerdeydi ..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir