GİTME VAKTİ

İçine düşen fırtınaların neyi silip süpüreceğini bilmeden açtı yüreğini,kaptırdı bir çift yakıp geçen maviliğe..
Yıllar olmuş; volkan susmuş,kül kaplamıştı her yerini.Artık külleri özenle saklama vakti derken..
Önce “o da ne “dedi?
Bir şeyi keşfetmiş gibi baktı, sonsuz bir okyanusa bakar gibi.Kaybolmaktan korkan bir yelkenli gibi açık denizlere..
Gitmekle kalmak arasında gitti geldi …
Bekle dedi sadece,bekle..
Fırtına gibi kayboldu ,
Can havliyle döndü pusula olsun diye uzattı sıkıca tuttuğu kıymetlisini..
Fırtınayı arkalarına alıp açıldılar bilinmeyene..
Korkuydu hissettiği, kıyıya ulaştırabilir miydi o yorgun bedeniyle, ya ruhu biliyor muydu varacağı limanı?
Tek bilebildiği klavuzluk etmekti; meçhule giden bu sonsuzlukta..
Günler haftaları kovaladı, haftalar ayları..
Her gördüğü limanda demirleyecek mi diye baktı..
Fırtınalara aldırmadan,neden demirlemiyordu?
Gitmenin vakti miydi?
Gözleri arkada..

2 thoughts on “GİTME VAKTİ”

  1. Harika bir anlatım,kendimi daha önce okudugum zülfu Livanelinin Serenat kitabindaki bir olaya götürdü.degerli hocam.
    Sevgi emek ister,sevgi yürek ister.sevgi gel dediginde yürek gitmek ister.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir