GAMSIZ HAYAT

Bu günlerde duygusallığım mevsimden midir gözlerim dolu dolu oluyor. Hele yağmurlar başlayınca karışıyor göz yaşlarıma, duyduğum bir müzik alıyor beni benden Türk Sanat Müziği benim adeta. Etnik müzikleri seviyorum, sadece müzik diye incelik ve duygudan uzak olanlardan koruyorum kendimi, dönüyorum geriye:
Ali çayının kenarın da kara kavaklarının ve salkım söğütlerinin altına yumurtalarını bırakan yeşil başlı gövel ördekleri seyretmenin büyüsüne kapılmışken plaktan bir ses pencereden mahalleye süzülüyor:
“Çemberimde gül oya,
Gülmedim doya doya ,
Dertlere karıyorum,
Günleri saya saya,
Al beni kıyamam seni…
İnce ince insanın içine işleyen Selda diye bildiğimiz yüzünü hiç görmediğimiz sesine tutulduğumuz yetmişli yıllar..
İnsanın on yedi yaşına kadar mı müzikleri hafızasına kazıyor ? Neden en çok o yılların müzikleri ve müzisyenlerini mıh gibi aklımda tutuyorum?
Zeki Müren-Emel sayın-Orhan Gencebay-Barış Manço-Cem Karaca-Selda Bağcan-Özay Gönlüm-Neşet Ertaş-Nükhet Duru-Sezen Aksu-Ajda Pekkan-Zerrin Özer-Tanju Okan-Erol Evgin-İlhan İrem-Kayahan-Ferdi Tayfur-Ferdi Özbeğen-Edip Akbayram-Bülent Ersoy-Müzeyyan Senar-Mediha Şen Sancakoğu..
Doksanlı yılların sonu eklenenler oldu dünyama,
Muazzez Ersoy-Ahmet Özhan-Tarkan-Kazım Koyuncu-Volkan Konak-Leman Sam-Yaşar-Kıraç-Ahmet Kaya
Candan Erçetin (Çocuklarımın sabrına teşekkür ediyorum yıllarca kasetten cd ye geçiş yapsa da değişmedi)
Funda Arar
Yıl iki bin yirmi,
Cem Adrean-Birsen Tezer-Eylem Aktaş-Hüsnü Arkan-Sıla-Mabel Matiz …
Seksenli yılların siyah beyazlı TRT televizyonunun tek kanalındaki şıklık, nezaket , şiir gibi konuşan sanatçı ve sunucular mı gitseler de benden gitmeyenler.
Bir de o mikrofonu tutuşları yok mu bir buket çiçeği tutar gibi ,incinmek istemez gibi…
Şimdi beyaz atlara binip gidenler de dahil kitaplarımla, plağımla oda arkadaşlarım karşımda,
Kimi zaman” yeşil ördek gibi daldın göllere” yi kimi zaman “bak yeşil yeşil” diyerek gelen sesle hüzünlendiğimiz.
Emel Sayın “Dün akşam yine benim yollarıma bakmışsın,
Gelmeyince üzülüp perdeyi kapatmışsın,
Kalbimdeki derdine derman olmaya geldim,
Sakın artık üzülme sen de kalmaya geldim”..
Hani o yıllar da Annem kıskanır mıydı diye hep çok merak ettiğim plağın üzerinde resmini gördüğüm Babamın gözdesi kadın…
Elli iki yıl diyor takvimler;
Mühür gözlüm, Veda, Boş Çerçeve, Artık Sevmeyeceğim derken Gamsız Hayat ile kaldım..
“Sormayın neden bu huysuzluğum”…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir