Fevkalede Olmadan

Kuşlar sessizce çağırdı balkona . Bir fevkaladelik yoktu konuştuklarında, gözü komşunun bahçesindeki ortancalara kaydı istemsizce.. Kaç zamandır tam açmamışlardı, “neydi eksik olan” diye geçirdi içinden. Oysa ortancaları biliyordu, neydi sınırladığı ?
“Artık her sabah gelip bakacağım sana ortanca, bu değilsin duy kendini”
Diyerek gözü arkada gitti.
”Gözü arkada kalmak” ne güzel bir söz diye düşündü.. Kaç gözü kalmıştı arkada?
Kimi sevse gözü hep arkada .. Bu yüzden mi genç yaşta gitmişti gözleri? Arkada kala kala.. Ah be ortanca..
Bir sözcüğe bin anlam yükler gibi ne çok anlam yüklemişti sana..
Her gün söz verdiği gibi çıkacaktı balkona, kimse neyi baktığını bilmeden, sessizce sevecek, konuşacak, susacak ..buradayım aç, büyü, renk ol, kendin ol, bakma yanındaki kabak çiçeklerine..
Nasıl da hatırladı kabak çiçeği ile kavak ağacının hikayesini..
“Bir kavak ağacının yanında bir kabak çiçeği açmış bir zamanlar; o kadar hızlı büyüyüp çiçek açıyormuş kavağa sarılarak, keyfine diyecek yokmuş. Kavak fevkaladelik ten uzak bedenine sarılan kabak çiçeğine bakıp selam vermiş.
Kabak çiçeği ;
“ Bana bak ne kadar güzelim, çiçeklerim de var ,neredeyse senin boyuna da geldim” diye seslenmiş ..
Kavak başını göğe uzatmış ses vermeden..
Gün gelmiş kabak çiçeği sararmış korkuyla sarılmış kavak ağacına;
”Ne oluyor? , Neden sararıyor um?, Neden kuruyorum?, yardım et” diye yalvarmış.
Kavak;
”Benim yıllarca, yağmura ,kara, rüzgara, fırtınaya dayanan bedenimi güzelliğinle geçeceğini mi sandın” diye ses vermiş..”
Rivayet o dur ya ortanca.. aldırma kabak çiçeğine.. bir fevkaladelik te yoktu kavakta..

2 thoughts on “Fevkalede Olmadan”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir