BENİ ANLATTILAR BANA

Tüm ezberlerim bozuldu o çok önemsediğim yarım asır sonra. Beni anlattılar bana. Oturdum köşeme anlattıkları beni izledim sahnede;
Egoist ben çıktı önce; kimseyi dinlemeyen, ben ne dersem o olur diyen. Baktım şöyle yüzüne şimdiki bensem , önceki kimdi?
Gülümsedi “bana mı soruyorsun” diyerek gözlerini dikti uzaklara. ”Senin Don Kişotluğun çalı süpürgeyle evi süpürürken başladı ,“Ablaaa” diye seslendiğinde koşarak mahalleye indiğinde önce O’nun sonra da mahallede kimin yardıma ihtiyacı varsa onun kahramanı oldun.
Durup dururken, süpürgeli kahraman olacağını düşünmedin tabi ama biliyorum hoşuna da gitti. Sonra ilk okulu hatırlıyor musun?
Tembel olduğu rivayet edilen öğrencileri beşinci sınıfa kadar öğretmenine başarısız demesinler kol kanat gerdiğini. Öğretmenin bu çabanı gördüğünde Ali ‘nin iki yıl öğrenemediği okuma yazma görevini sana verdiğini, ya Ali okuduğunda bilir miydin bir gün senin de öğretmen olacağını?
Tembeller sınıfının kaderini değiştirmeye çalışırken nasıl geldiğini bilemediğin matematik dâhisi Mehmet ‘le çalışkanlar sınıfı olacağınız ihtimali nasıl da mutlu etmişti . O gün anlamadın tabi nerede birinin canı yansa kendi canını unuttuğunu.
Tabi o yıllarda kıskançlık siyah beyaz televizyonlardaki aşk filmlerindeki birbirine kavuşamayan sevdalılara ait bir duygu sanıyordun. Adile Naşit iyi uykular kuzucuklarım dediğinde bu güne kadar uyudun.
Şimdi anlatayım sana kıskançlık nedir onu bilmeyi bile beceremedin, kardeşlerini kıskanmaz mı hiç insan ? Bir tek hasta olduğunda annen tarlaya giderse tarlayı kıskanırdın. Hep güldüm tarla ya tarla.. Hani orta sonda dilinden düşürmediğin “mühür gözlüm” le başlayan türküdeki gibi, turnalardan, kurnalardan , karıncalardan kıskandın.
Sonra hep çok kıskanıyorum dedin ama neyi? İlk kadın roman yazarını . O’ nun saçını, giysisini kıskan bir kere de nasıl yazdı yerine .
Hep kendinle yarıştın hep şu çapa tarlarına gitmemek için. Ne çapa tarlasıymış be ne yaptıysa artık sana.
Bak gürdün mü daha çıkamadık çocukluğundan nasıl geleceğiz bu güne? Ama takdir ediyorum tarlada çalışmak sadece sizin kasaba da varmış gibi buradan evlenmeyeceğim diye tutturdun ya , bir de denizlerin olduğu yerleri o çocuk aklınla kitaplardan öğrenip koydun aklına..
Ha bir de koca öğretmen olduğunda Anneden yediğin azar neydi? Her genç kız gibi çeyiz almak yerine Türk ve Dünya klasikleri senin neyine. Kaç kez “hep o kitapların yüzünden “ sözünü kaç kez duydun akıllanmadın.

Ben de yazacağım diye tutturdun. Ne de önemsemiştin o günü . “Yazmazsam ölecekler” diyerek kaleme aldığın yarım asırlık yaşamınla bir asrın kapanacağını bilmedin tabi. Şimdi geçmişsin karşıma hangisi benim diye soruyorsun. ..

4 thoughts on “BENİ ANLATTILAR BANA”

  1. Hepsi sensin…senin olman için bütün yaşadıkların bir yol örmūşler,ilmek ilmek ve benliğini oluşturmuşlar…yaşasın olumsuzluklar ve imkansızlıklar ki geçmişi anlamlı geleceği değerli kılıyorlar…yaşamdan almasını bilene ve asla vazgeçmeyenlere❤

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir