Balkaymak

Sanırım Sen iki buçuk üç ben dokuz yaşındaydım. Her yaz tatilinde olduğu gibi Annem Cacıklardan icara tuttuğumuz tarlaya sabah ezanıyla gitmişti. Tutturdun” Annem ne zaman gelecek” diye, her gün akşam ezanı okunmadan evde olurdu o gün gelmedi, ağlamaya başladın o kadar üzüldüm ki Seni sırtıma ebiştim kollarını sıkıca boynuma doladın “ hadi annemi karşılayalım “dedim ağlamayı bıraktın. Hava karardı kararacak; Ulu camiye doğru yürüdüm annemin gelişini gösterip mutlu olmanı sağlayacaktım. Ama annemi göremedik Sen” annem nerde “ dedikçe cacıkların tarlaya düşman oldum çocuk aklımla, Senin yanında olması gerekiyordu annemin hadi bizi geçtik sen çok küçüktün. ”Gelecek şimdi, o gelmeden eve girmeyeceğiz” diye sana söz verdim.
Caminin önündeki boş alanda bir aşağı bir yukarı gidip geldim bir süre sonra Ulu caminin minaresinden ezan okunmaya başladı, içime bir acı çöktü bir şey mi oldu anneme diye ama sana belli etmemem lazımdı. Sana masal anlatmaya başladım bir varmış bir yokmuş diye başlayan , sırtımdaki hareket kesildi başın boynuma düştü uyuyakaldın.
Döndüm mahallemize Haremlerin evin köşesine geldiğimde Annemi gördüm üstü başı çamur evimizin önündeydi, bir şey sordu mu hatırlamıyorum ama annene kavuştun diye şükrettim ya ona bir şey olsaydı!
Büyüdük tabi hepimiz ama Annem en çok sana düşkündü, Sen zaten hep dizinin dibinden ayrılmak istemezdin. Sen beş çocuğun en küçüğüsün diye mi yoksa kaçırdığı zamanı telefi etme çabası mıydı Anneminki bilmiyorum ama dokuz yaşında kendimi senin annen gibi hissettiğimi biliyorum. Zaten Annem de öyle demez miydi?
İnsan kardeşlerini sever de ben seni başka sevdim çocuk; sanki beş kardeşte parça parça olan iyilikleri sen toplamıştın, mütevaziliği, yetinmeyi, dürüstlüğü, azı çak eylemeyi.
Hep bir dileğim vardı içindeki sevgiyi merhameti yansıtabileceğin bir işin olsun diye; öğretmen oldun. Nasıl da şanslı küçük hanımlar, küçük beyler biliyorum , hani o sırtımda gezdirdiğim akşam vardı ya göğsünde bir güvercin gibi çırpınıyordu anne sevgin.
Bu gün Senin doğum günün, küçüktün hatırlamazsın ben den sana hediye olsun istedim. İyi ki doğdun canım kardeşim, Annem sana “Bal” derdi, bana “kaymak”.Şimdi Balkaymak olduk..

1 thought on “Balkaymak”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir